Biçim Bozulmalarını İçermeyen Bir Harita Olmuyor

 

Biçim Bozulmalarını İçermeyen Bir Harita Olmuyor

Bilimsel haritacılığın en önemli işlevi, yeryüzünün küçültülmüş, düzleme geçirilmiş, çizime dönüştürülmüş genel ya da belirli bir bölümünün görünümünü vermek, bunu yaparken de elden geldiğince bütün ayrıntıları göstererek gerçeğe yakın bir imge oluşturmaktır. Zaman içinde Dünya’yı resim olarak göstermenin iki yolu ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri harita, öbürü küredir. Harita daha kullanışlı ve çok yönlü olduğundan, bazı olguları daha iyi yansıtabilen küreye göre daha yaygındır. Haritanın bu özelliklerinin karşıtı ise, kaçınılmaz biçim bozulmalarını göze almaktır. Yeryüzü gibi eğri bir düzeyin düz bir yüzey üstüne aktarılması, ister istemez bozulmalara ve oran değişmelerine yol açar. Bunu hem matematiksel olarak hesaplanabilir sınırlarda tutmak, hem de belirli bir kullanışlılığı sağlamak haritacılığın en önemli amacıdır. Bunun için önce değişmeyen yön bulma çizgilerini, yani enlemle boylamları geometrik izdüşüm (harita izdüşümü) ya da matematiksel formüller (harita ağı tasarımları) yoluyla kağıda geçirmek gerekir. 15. yüzyıldan beri bu amaçla geliştirilen yöntemlerin hiçbiri yeterince doyurucu değildir, çünkü bu, temelde çözümü olmayan bir sorundur. Haritanın her yerinde uzunlukların doğru olmasını sağlamak olanaksızdır. Bu da insanı, alanların ya da açıların doğru olması arasında bir seçim yapmakla karşı karşıya bırakır ve her iki durumda da önemli biçim ve konum bozulmalarına göz yummak gerekir. Ayrıca biçim ve konum bozulmalarını elden geldiğince aza indirmek amacıyla alanların ve açıların doğru olmadığı haritalar da yapılmıştır.

 




Hosted free by FREE WEBSITES - Free Hosting with Online Website Builder!